ACABA ASLINDA BİZ Mİ YANLIŞIZ NE DERSİNİZ? - Tanık GazetesiTanık Gazetesi

6 Mart 2021 - 08:52
Konuk Yazarlar

Selin Sayek Böke, A.Rezzak Oral , Aziz Erbek, Tuğba Terlik

Konuk Yazarlar

ACABA ASLINDA BİZ Mİ YANLIŞIZ NE DERSİNİZ?

ACABA ASLINDA BİZ Mİ YANLIŞIZ NE DERSİNİZ?
Son Güncelleme :

24 Eylül 2018 - 10:29

 sayfadalogoil

Birkaç gün önce sanal sohbet sayfalarında ‘‘Acaba herkes doğru da farkında değiliz yanlış olan biz miyiz? Ne dersiniz’’ diyerek cevapları merak etmiştim.

Çünkü yaşamımız sürecin de yaşanan bütün olumsuzluklar da birilerini suçlayıp duruyoruz ancak buna rağmen aynı hataları aynı yanlışları da yapmaktan geri kalmıyoruz….

Bize göre, yanlış insanlara âşık oluyoruz…

Yanlış arkadaşlıklar yapıyoruz…

Yanlış siyasilerin peşinde koşuyoruz…

Yanlış işler de yanlış insanlar yüzünden iflas ediyoruz…

Tercihlerimiz hep bizi yanıltıyor, sürekli de bu yanılmaları yaşamaya devam ediyoruz

Sonra da ‘‘biz bu dünyanın insanı değiliz’’ diyerek olayları arabeske bağlıyoruz.

Peki, bizlerin yanlış olabileceği hiç mi aklımıza gelmiyor.

Sanalda ki cevaplara gelince, maalesef sormak istediğim pek anlaşılmamıştı ve hatta insanların egosuz olduğu bile yazılmıştı

İşte burada yıllarca okuduğumuz kuramcıların ne işe yaradığını bir kez daha anladım. Lütfen akademisyenler kızmasın benim gibi 4 yıl fakülte 2 yıl yüksek okul okuyunca ‘‘yetti gariii’’ dediğim dönemlerde olmadı değil, ancak iyi ki okumuş öğrenmişim hayatımda farkına varmadan bütün kuramları hem yaşama hem de öğrencilerime aktarma ve sizlerle paylaşma şansını yakalayamazdım.  .

Öncelikle İnsanlar doğuşlarından itibaren önce (İd) dediğimiz;  haz, içsel ihtiyaçlar  (temel yaşam ihtiyaçları) ile dünyaya gelir bunun için de cinsel haz, yemek yeme gibi temel yaşamsal ihtiyaçlar vardır ve buna bilinçdışı yani bilinçsiz davranış deriz.

Eğer bebeklikte ihtiyaçlar giderilmemişse, birey intihar etme, uyuşturucu bağımlılığı,cinsel sapmalar ya da sapkınlıklar gibi toplumu ve bireyi tehdit eden suç makinesi olarak karşımıza çıkar. Anlayacağınız Ego ya ulaşamayan bir bilinç (İd) de kalır.

Sigmund Freud’un kuramında (id) bilinçdışına, (ego) bilince ve (süper ego) “bilinç öncesi (ön bilinç)”ne karşılık gelir. Bilinçli zihin, bir insanın herhangi bir anda farkında olduğu şeydir (gerçeklik). Bilinç öncesi  “kullanılabilir bellek ” olarak tanımlanabilir. Bir insanın “şu anda” düşünmediği fakat kolaylıkla hatırlayabildiği şeylerdir.

Bununla birlikte Freud’a göre bu ikisi sadece buzdağının tepesiydi: İnsan zihninin en büyük kısmı gizlidir – bilinçsizdir – insanların kolayca farkına varmadığı durumlardır. Bunlar ya bilinçsiz, örneğin dürtüler ve içgüdüler olarak ortaya çıkar, ya da hayatın belli bir noktasında “gizli” olabilirler, çünkü insanlar böylesi travmatik hatıraların farkında olmaya katlanamazlar.

Zihnin üç bileşeninden, gerçeklik, toplum (süper ego tarafından temsil edilir) ve biyoloji  (id tarafından temsil edilir) kavşağında olan ego en zorlu konumdadır.

Bu nedenle, bazen ego ya da “ben”, bu bölümlerin talepleri tarafından bunaltılmış ya da tehdit edilmiş hissedebilir ve onları uzlaştırmaya gücü yetmeyebilir.

İd birincil süreç düşünmeyi – bizim en ilkel dürtülerimizi, ihtiyaç dürtülerimizi temsil eder.

Tam olarak doğrudan doğruya intihar, dolaylı olarak saldırganlık, zulüm ve yıkıcılık içinde hazır bulunur.

Ego Latince ben anlamındadır,

İd talep karşılamasını “yönlendirir” ve çoğunlukla süper ego için kabul edilemez bir durumda olduğundan, ego kabul edilebilir koşulları belirlemelidir. İd’in içtepilerinden kurtulmak için ego, savunma mekanizmaları geliştirir. Bunlar bastırma, reaksiyon oluşumu, yansıtma, gerileme, inkâr, ussallaştırma ve bilinçdışındaki güdüleri iyiye yönlendirme içerir.

Sağlıklı bir ego gerçekliğe adapte olma ve dış dünyayla etkileşim kurma yeteneği hem idi hem de süper egoyu barındıracak şekilde sağlar

Süper ego Yani gerçekte üst benlik” manevi değerler ve vicdanın bağlı bulunduğu zihnin “yüksek gücü” anlamına gelmektedir sosyal çevre tarafından yasaklamanın zorla kabul ettirilmesi nedeniyle. Bu normların ve yasakların toplamı, üst bilginin içeriğidir.

Süper egonun iki tarafı vardır: vicdan ve ego ideali. Bunlar artı ve eksi kutuplar, pozitif ve negatif taraflar gibi işlevlerini yerine getirirler. Vicdan, cezalar ve uyarıları içerir; ego ideali, ödülleri ve olumlu pekiştirmeleri ele alır.

Süper ego, dünya görüşünün, normlarının ve çocukların ebeveynlerinden ve etrafındaki çevreden genç yaşta kendine kattıklarının içselleştirilmesinin üzerine kuruludur. Vicdan olarak, doğru ve yanlış duygularımızı içerir; çocuğun ebeveyn kültürünün içselleştirilmesini sürdürücü kendine has tabuları korur. Süper ego’nun gereksinimleri yerine getirilmezse, suçluluk duygusu ve / ya da utanç ortaya çıkabilir.

Şimdi belki de şunu dediniz ‘‘ eee hadi sadede gel…’’

Evet hani hep yaptığımız hatalar,yanlış ilişkiler,yanlış seçimlerimiz var ya…İşte bunun altında yatan neden  (İd) dediğimiz ilkel dürtülerimize yön veren bilinçdışımız ile (süper ego) dediğimiz toplum normları,vicdanı,toplumsal kültürümüzü içselleştirdiğimiz ön bilinç arasında köprüyü kuramayan Ego….

Anlayacağınız siz ya da karşınızdaki kişi egoda takılıp kalmışsa işte yanlış,hata,yanılgı dediğimiz duygular ortaya çıkıyor….

Süper egosu yüksek insanlar zaten ön bilince ulaştığı için bütün davranışlarını topluma ve kendine uyarlayarak yaşıyor…

O yüzden lütfen ‘‘benim egom var ya da onun egosu yüksek’’ ve yahut daha çok duyduğumuz övünç kaynağı olarak kullanılan ‘‘ben bencil insanım kabul etmek isteyen böyle kabul etsin’’ ağalığını yapmayın.

Neden mi?

Yazık ki ilkel dürtüleri temsil eden bilinciniz dışındaki ( İd) de takılı kalmış ve hiçbir zaman süper egoya erişememiş aciz kişiliklerden olursunuz.

Ve dengeyi bulan ego zaten bu gelişimi göstermişse bundan asla prim çıkarmaz haliyle de hep doğru insanlar, doğru tercihleri bilir yapar.

Belki de bizler ego ve süper egomuzu dengeleyen ama karşımız da yanlış insan dediğimiz kişiler İd den öteye gidemeyenlerdir ya da bunun tam tersi…

Yazım aslında ağır akademik bir yazı ben mümkün olduğunca anlaşılır hale getirmeye ve belki kendinizi fark edebilmenizi sağlamaya çalıştım…

Tek yazacağım ‘‘ben bencilim ya da egom yüksek’’ diyerek kendinize hakaret etmekten vazgeçebilirsiniz ya da gerçekten öyleyse yine egonuzu dengede tutmak sizlerin elinizde…

Ayrıca egolu olmak da bir hakaret değildir.Eğer İd ile süper egonuz arasında köprü kurabilmişseniz siz artık insani duyguları barındıran en kıymetli canlısınız….

Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl ve beden sağlığınızı korumaya çalışın!

 

 bizeulasin1

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
whatsappl
twittan

takipçi satın al instagram takipçi satın al twitter takipçi satın al tiktok takipçi satın al youtube abone satın al facebook takipçi satın al twitch takipçi satın al