BÜYÜDÜLER AMA HALA ÇEKİŞİYORLAR! / 4 - Tanık GazetesiTanık Gazetesi

25 Şubat 2021 - 05:46
Konuk Yazarlar

Selin Sayek Böke, A.Rezzak Oral , Aziz Erbek, Tuğba Terlik

Konuk Yazarlar

BÜYÜDÜLER AMA HALA ÇEKİŞİYORLAR! / 4

BÜYÜDÜLER AMA HALA ÇEKİŞİYORLAR! / 4
Son Güncelleme :

11 Ekim 2018 - 10:33

 sayfadalogoil

Kıskançlıkla ilgili yazımı yazarken güzel bir rastlantı oldu ve öğrencimin annesi biçare bir şekilde ‘‘ben ne yapacağım bu kızlarla, sürekli çekişiyorlar büyük kızım küçüğü çok kıskanıyor’’ diye yardım istiyordu…

Sadece gülümsedim bir 20 diğeri 25 yaşın da oğlu olan,eğitimin için de olan bir anneyim ve ben bile ara ara çaresizlik yaşıyorum kaldı ki iki küçük kızı olan anne yaşamasın…

Bugün kıskançlığın son yazısı olduğu için dört günlük yazı serisini derleyip toparlamak istedim bu ‘‘nedenle okumuştuk’’ demeyin ve son noktayı koyalım.

Ve kıskançlık…

Aslında bu insanın doğuşu ile birlikte var olan bir duygu. Biz yetişkinler çocuklar gibi bu duygumuzu dışa vuramıyoruz ve hepimiz dönem dönem kardeşlerimizi ya da çok yakın arkadaşlarımızı kıskanmışızdır.

Asıl nedeni farkına varmadan bize, bizim de çocuklarımıza kodladığımız komutlar, ‘‘bak kardeşini görüyor musun ne akıllı, ne güzel’’ gibi… Karşılaştırmalar ya da ‘‘bak komşunun oğlu-kızı ne kadar başarılı’’ gibi söylemler ile birlikte sevgimizi, güvenimizi çocuğa aktaramamak kıskançlığı körükleyen duyguları geliştirir.

Kıskançlık yüzünden imparatorluklar yıkılmadı mı?

Kıskançlık yüzünden mezhepler ortaya çıkmadı mı?

Önemli olan bu olumsuz görünen duygularımızı olumlu yönlendirebilmemiz, yoksa ‘‘ben kimseyi kıskanmam’’ gibi gerçeğe aykırı lafların edilmesi sadece kendimizi kandırır.

Çünkü doğamız gereği bizde olmayanı istemek gibi bir yönelmemiz var. Kimimiz bunu gayet rahat ortaya dökerken çocuklar gibi, kimimiz bu duyguyu içimiz de yaşıyoruz yetişkinler gibi…

Öncelikle çocuklarımızı başkalarıyla ve kardeşleriyle kıyaslamayı bırakmalıyız bütün çocuklarımıza eşit davranışlar sergilemeliyiz. Çünkü hepsinin bireysel farklılıkları vardır ve bizim genlerimize sahip olan çocuklarımız bizlerin karışımıyla bir de kişisel  özellikleriyle dünyaya gelirler.

Bir espri vardır ki bunu belki çoğunuz biliyorsunuz; Anne durmadan çocuğunu başarılı çocuklarla kıyaslarmış. Çocuk bir susmuş iki susmuş sonun da ‘‘ bak anne, elde ne analar var böyle başarılı çocuklar doğuruyor.’’ Demiş.

Bu yüzden evlatlarınızı kimseyle kıyaslamayın, hatanın en büyüğünü yaparsınız. Kardeş çekişmeleri hep olur ve olacaktır bunlar tatlı çekişmelerdir ancak siz yanlış davranışlarla bu çekişmeyi körüklerseniz olay rekabete dönüşür ve en kötüsü kardeş düşmanlığı ortaya çıkar.

Olay bununla da kalmaz zaten varoluşumuzdan kaynaklanan bu duygu ile büyüyen çocuk arkadaşını, eşini kısacası kendin de olmayan her şeyi elde etme çabasıyla var olanla yetinmeyip aşırı hırslı, mutsuz, üzgün bir birey olarak karşımıza çıkar.

Kendimize ve çocuklarımıza kıskançlık duygusunu iyi yönde yönetmeyi öğretmemiz gerekir.Kıskançlık yerine ‘‘ ben de başarabilirim, benim için ne güzel bir örnek ’’gibi duyguları pekiştirmek gerekir.Her zaman komşunun tavuğu komşuya kaz görünürmüş….

Bizim yapmamız gereken en önemli davranış komşunun tavuğuyla bizim tavuğumuzun aynı ama renklerinin ya da görünüşünün farklı olduğunu öğretmek, anlatmak.

Ve bu da tecrübeyle orantılı, eğer kardeşler baktınız kıskançlık krizine girip çekişmeye başladılar. Bırakın kozlarını paylaşsınlar.

Siz ne zaman devreye gireceksiniz? Küfürlü konuşma,saygısızlık oluşmaya başlandığın da ya da fiziksel olarak birbirlerine zarar verecekleri durumda hakem olarak düdüğü çalacaksınız.Yoksa bırakın çekişsinler….

Tekrar yazıyorum asla kıyaslama yapmayın, onlar sizden ve birbirlerinden farklı bireyler bunu asla unutmayın, şunu da sakın unutmayın, Eğer birilerinin nefretini kazanmak istiyorsanız onu sürekli eleştirin bakın bakim nasıl, nefret kazanırsınız?

Tatlı kıskançlıklar her zaman güzeldir ve kişiyi geliştirir, besler, başarıya ulaştırır dozunu ayarlayabildikten sonra kıskançlıktan zarar gelmez. Biz insan evladı her zaman bizim olmayanı elde etmek için yüzyıllardır uğraştık bu doğanın kanunu.

Yazmadan geçmek istemiyorum yetişkinlikte kıskançlığın en büyük nedeni çocukluk dönemin de bu duygunun kontrol altına alınamaması ve en önemli nedenlerin biri de çocukken sevgiyle ilgili problemle büyüyen, kayıplar yaşayan, sevildiğini hissetmeyen çocuk, yetişkinlikte özellikle duygusal bağ kurduğu kişiyi kaybetmekten ve sevgisinden emin olamadığı için çok kıskanır.

Anlayacağınız aslında kişi kendine güvenmediği için değil kaybetmek istemediği ve sevginin yansımasını görmediği için karşısındaki insanı ya da başarıyı hastalık derecesinde kıskanır. O yüzdendir ki ‘‘seven insan kıskanır’’ ‘‘başarılı kişileri herkes kıskanır’’ söylemlerini duyarız. Seven insan kaybetmekten korktuğu ve karşıdaki kişinin sevgisinden emin olmadığı için kıskanırken başarılı insanın kıskanılması da o başarıya ulaşamamanın karın ağrısından ileri gelir.

Evlatlarınızın sağlıklı bir yetişkinlik geçirebilmesi için anne ve babalarının dikkatli davranıp çocuklarına güven, sevgi duygularını yaşatmaları çok önemlidir.

Kıskançlıklarımızın düşmanlığa dönüşmemesi dileği ile….

Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, beden ve akıl sağlığınızı korumaya çalışın!

 

 bizeulasin1

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
whatsappl
twittan