cratosslot - mobilbahis - bahis siteleri -

CEMAAT YAPILANMASI « Tanık Gazetesi
SON DAKİKA

Tanık Gazetesi

 width=

CEMAAT YAPILANMASI

CEMAAT YAPILANMASI
Volkan Hüseyin ERTEM
Volkan Hüseyin ERTEM( volkanhuseyinertem@hotmail.com )
Avukat
26 Ekim 2017 - 20:59

17-25 ARALIK SÜRECİ VE DARBE GİRİŞİMİNİN HUKUKA YANSIMALARI…(2)

Herkesçe bilinmektedir ki bu yapı kendisi basit bir müezzin olan, Amerika’da yaşayıp yıllar yılı kendini dini lider olarak tasvir eden bir zatın örgütlediği;faaliyetlerini  daha ziyade 13-18 yaş grubundaki öğrenci ve genç kesim üzerinde  yoğunlaştıran görüşlerini teyp/video kasetlerine çekilen vaaz ve konuşmaları aracılığıyla  sohbet toplantıları ve yaz kamplarında yayan böylelikle kendisine sempatizan oluşturan yapıydı.

  İktidarını bu yapıya borçlu olan hükümet, darbe girişimi sonrasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan Çatı İddianamede;  “Fethullah Gülen cemaatinin bütün faaliyetleri değil, bu cemaatin içine sızdığı ileri sürülen bir suç veya terör örgütlenmesi grubunun paralel devlet yapılanmasının eylemleri soruşturmanın konusudur” diyerek esas itibariyle soruşturmaların ne şekilde yürütülmesi gerektiği ifade edilmesine rağmen, Terör Örgütü ile hesaplaşmayı bir kenara bırakarak Cemaat yapısı ile hesaplaşma derdine düşmüştür. Yetkililerce bilinen en büyük gerçek ise, kendilerinin de ifade ettiği üzere, din duyguları kullanılarak “KANDIRILAN” cemaat kesiminin inançları gereğince dahi terör örgütüne destek vermediği ve vermeyeceğidir. Bunun en büyük ispatı ise dünyanın birçok yerinde bulunan İslami Terör Örgütü olarak ifade edilen Hizbullahın bu topraklar üzerinde barınamamasıdır.

Kandırılanların da verdiği destek ile bu örgüt, yurt içi ve yurt dışında kendisine bağlı dersane, okul, dernek veya banka gibi kuruluşlar açmış ve bu yapıya destek vermese de birçok kuruluşunda devlet desteğiyle Kaliteli imkanlar sunduğundan bu yapıya mensup olmayan kişilerin de cazibe merkezi haline gelmiştir. Devlet eliyle üniversiteye giriş sınavlarında ve Kamu Personeli Seçme Sınavlarında kopya çekimi gibi usulsüzlüklerini kapayan bu yapı, günün birinde artık BERABER YÜRÜDÜKLERİNE YOLDA ÇELME TAKMAYA ÇALIŞARAK darbe girişiminde bulunmuştur.
Bu girişimin hemen ardından tüm yapıya ilişkin beraber yürümeleri sebebiyle bilgi sahibi olan devlet, uğradığı zarar sebebiyle yapıya gerçek anlamda terör örgütü maksadıyla destek vermeyenleri de yargılama sürecine girmiştir.
            Bugün itibariyle Yıllar yılı sadakat duygusuyla bağlı olan birçok siyasetçi, akademisyen, öğretmen gibi toplumun önde gelenlerini yetiştiren yapı hali hazırda Terör Örgütünün kaynağı olarak ileri sürülmekte olup  geldiğimiz noktada, bu yapının evlerinde kalan öksüz veya fakir çocuklar, dersanelerine başarı sırası ile girmiş okumuş insanlar ,işyerlerinde çalışanlar, ilintisi olduğu düşünülen bankaya parasını yatıran insanlar ve benzeri kişiler yargılamaların şüphelisi veyahut sanığı pozisyonundadır.
            Öncelikle tıpkı Çatı İddianamede belirtildiği gibi yargılanması gereken Cemaat yapısı değil, bu cemaatin içine sızan terör örgütü örgütlenmesidir. Çünkü yurtta kalma, bankaya para yatırma gibi eylemlerin hiçbiri suç değildir, suç olarak tanımlanmamaktadır.
            Adaletin yani yargının nasıl olması gerektiğini anlatan Themis’in bu süreçte GÖZLERİ AÇILARAK tarafsızlığını yitirmesi sağlanılmış böylece kişiye özel yargılamalar tesis edilmiş; TERAZİNİN AYARI BOZULARAK aynı suçu işlediği iddia edilen kişilere hasımca farklı cezalar verilmiş ve KILICI KULLANILARAK acımasızca insanlar tutuklanıp cezaevlerine atılmıştır. (Kılıç” adaletin verdiği cezaların caydırıcılığını ve gücünü, “Terazi” adaleti ve bunun dengeli bir şekilde dağıtılmasını simgeler. “Kadın” ve “Bakire” olması bağımsızlığı ifade eder. Ayrıca kadının gözü bağlıdır. bu da tarafsızlığını simgeler. Hukukun evrensel ilkelerini simgesel olarak taşıdığı için Themis heykeli adaleti ifade etmektedir.)
            Peki ne yapılmalıydı?
            Aslında esas acı olan da bu sorunun cevabını içeren “ÇATI İDDİANAME’ deki gibi cemaat yapısı ile bu yapının içine sızan Terör faaliyeti yürüten ve destek veren siyasetçi, akademisyen, öğretmenlerin tespit edilerek hassas bir yargılama yapılmasıydı. Gelinen noktada yargının içerisine sızan siyasi unsurlar ise bu yargılamaların önündeki en büyük engel olarak durmaktadır…

Av.Volkan Hüseyin ERTEM

ÖNCEKİ YAZI (1)

17/25 ARALIK VE 15 TEMMUZ….(1)

 

 losevy 0bulut1
face1 twit1 rekban” width= koprusu300X250 seyhankorona rama2020” width=

Türkiye ve Adana'dan hayata ve yaşama tanıklık ettiğimiz haberleri bulacağınız haber portalımızdaki yayınlar kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.