Çukurova'nın Hasreti: Dinazorlar - Tanık GazetesiTanık Gazetesi

14 Mayıs 2021 - 01:51

Çukurova’nın Hasreti: Dinazorlar

Çukurova’nın Hasreti: Dinazorlar
Son Güncelleme :

03 Ekim 2015 - 23:36

Fosilleşmiş bir sivrisinekten çıkarılan dinozor kanı, bilim adamlarına DNA ile yeniden dinozor yaratma imkânı verir. Dr. Hammond, bu DNA’dan yola çıkarak genetik olarak dinozorlar geliştirir ve bir tür hayvanat bahçesi açar. Hayvanat bahçesinin ilk test ziyaretçileri ise bir avukat, bir matematikçi, bir dinozor uzmanı ve bir bitki bilimci ile Hammond’un torunlarıdır. Dinozor embriyolarını ele geçirmek isteyen biri güvenlik sistemini devre dışı bırakınca bütün dinozorlar adada serbest kalırlar.

Michael Crichton’un romanından uyarlanan bu hikaye Steven Spielberg tarafından sinemaya aktarıldı ve 2 adet devam filmi çekildi. Film toplamda film 915 milyon $ rekor gişe elde etti. Titanikten sonra sinemanın en çok gelir elde eden ikinci filmi.

Ne yazar Crichton, ne de yönetmen Spielberg bu filmin Türk siyasi yaşamında iki belediye başkanını derinden etkileyeceğini öngöremezdi. Önce Başkent’in Belediye Başkanı Atatürk Orman Çiftliği Kavşağı’na yaşamadığı çocukluğunun hayallerini gerçekleştirircesine önce garip bir robot sonra da dev bir dinozor heykeli dikti. Dinozora 11,580 asgari ücretlinin bir aylık maaşına bedel olan 10 milyon ödenek ayırması şaşkınlık yarattı. Türk belediyeciliğinin en uzun ömürlü siyasetçisi olan Ankara BŞB Başkanı Melih Gökçek’in dinozora sarılmasının vardır bir nedeni, adam bunca senenin belediye başkanı diye düşünen yeni belediye başkanları olur mu sorusu çok geçmeden cevabını buldu. Konya Meram Belediyesi Türk İslam sentezi eserler arasına sıkıştırıldı. 65 Milyon yıl önce nesli tükenen dinozorlar ve Spielberg’in 915 milyon gişe başarısının, Ankara’nın ezeli BŞB Başkanın ilhamı sonrası Jurassic Park olarak Adana’da hayat buldu. Adana’da Jurassic Park kurulmasının gerekçeleri ise eğlence merkezi olması, para kazandırması, bölgenin turizmine katkı yapacak olmasıydı. Garip bir gerekçede köhne kalmış bir parkın prestijli hale getirileceği söylemiydi. Üstelik bakımsızlık içinde olduğu söylenen parkın içinde Belediye’nin Park ve Bahçeler Müdürlüğü binası bulunmaktaydı.

Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin ise projeyi “Adana’nın göğsünü kabartacak proje” olarak açıklıyordu. Bir belediye Başkanının rüyasının Jurassic Park ve plastik dinozorlar olması oldukça düşündürücü bir durum. Üstelik abartma sanatı örneklerinden sayılabilecek söylemle “projeyle göğsünün kabarması”, 65 milyon yıllık Çukurovalının dinozor özlemine son vermesi başkanın vizyonu hakkında bizlere ipuçları veriyor. Bu koşullar altında Çukurova’nın en kısa sürede dev robot heykellerine kavuşarak dünya standardını olmasa bile Ankara standardına yaklaşması beklenebilir. Oysa sayın başkan kendisine bir standart arıyorsa dünya da bunun çok daha olumlu ve halkı mutlu eden örnekleri mevcut. Eğer dünya standartlarından çok yerel standartlarla ilgileniyorsa kendisine Eskişehir standartlarını da önerebiliriz.

Park ve yeşil alanının kamusal alan olduğu, halkın malı olduğu gerçeği maalesef hem belediye tarafından hem de bağımsız yargı tarafından çok da önemsenmemiş. Adana 2. İdare Mahkemesi, ‘yürütmenin durdurulması’ talebini reddederken “Telafisi imkânsız zararların doğmayacağı” gerekçesini kullanmış. Mahkeme belli ki 55 tane plastik dinozordan ne olacak diye düşünmüş olmalı. Sonuçta park alanı Çukurova Belediyesi tarafından” yap işlet devret” modeli ile özel bir kuruluşa devredildi. Parkın önemli bir kısmını paralı hale getirip sembolik alanı açık tutarak sayın Çetin hangi kamusal faydayı korudu ve kollandı bilinmez ama şirketin ticari kazancı olduğu su götürmez. Burada bu sorunu çözebilecek en iyi yöntem halkın düşüncesini almak olabilirdi. Çok da kolay ve katılımcı ve örnek bir davranış olurdu. Halkçı belediye başkanı iddiasını taşıyan birisi “ben yaptım oldu” demek yerine “ben danıştım, halkım kabul etti, ben de yaptım” deme cesaretini gösterebilirdi. Ancak halk adına düşünmek ve onun yerine en doğru kararı vermek Türk siyasetçisinin en değerli vasfıdır. Sayın Çetin’de bu vasfı fazlasıyla kullanmış görünüyor.

Çukurova Türkiye’nin sosyal ve ekonomik açıdan gelişmiş ilçelerinden biridir. Bilinç düzeyi yüksek sakinleri ülkede ve kentte olup bitene karşı duyarlı kişilerdir. Bu nokta Çukurova Belediyesine önerim özgün olmalarıdır. Bursa Nilüfer belediyesinin “gülümseyin Nilüfer’desiniz” sloganını kullanmak, Amsterdam şehrinin kendisini markalaştırma konusunda geliştirdiği I Amsterdam yazısını taklit etmek, Spielberg’in dinozorları, Ankara’nın, Yenimahalle’nin taklidini yapmakla maalesef Çukurova ve Çukurovalıları gülümseyen insanlar topluluğu haline gelmiyor. Bir şeyin aslı varken taklidi tutmuyor, taklitler ancak ve ancak asıllarını yaşatıyor. İster taklit edilen bir ürün, ister bir mekan, ister siyasetçiler olsun bu kural değişmiyor.

Sonuç olarak Mevlana’nın değişiyle “dünle beraber gitti cancağazım ne varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım”

Yeni şeyler beklerken Çukurovalı gülümsüyor, ama acı acı gülümsüyor.

Kaynak: Posta-Gap 3Ekim 2015

110466

a1gul

holland.iam

 

 bizeulasin1

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
whatsappl  ramazanzeydan  ramazangamze  ramazanvahap  ramazanlutfu  ramazanorhan  ramazanburhan  ramazanilhami  ramazankadin  ramazanremzi  chpemek
twittan facetan