EYVAH! BENİMKİLER EVLENİYOR… - Tanık GazetesiTanık Gazetesi

5 Mart 2021 - 04:20
Konuk Yazarlar

Selin Sayek Böke, A.Rezzak Oral , Aziz Erbek, Tuğba Terlik

Konuk Yazarlar

EYVAH! BENİMKİLER EVLENİYOR…

EYVAH! BENİMKİLER EVLENİYOR…
Son Güncelleme :

17 Eylül 2018 - 9:45

 sayfadalogoil

Zamanımızın tedavisinin aslında beklentisiz sevgi, güven  olduğu bir hastalıkta boşanmalar… İkili ilişkiler de yaşanan acılar.

Eğer çocuğunuz yoksa sadece sizin yaşayacağınız acılarla bir süre sonra dinen ızdırarap ve arkasından gelen ki bunu çok kez yaşadım pişmanlıklar. Danışmanlarımdan edindiğim tecrübe sonrası hep gördüğüm saçma sapan nedenlerden yaşanan huzursuzluklar ve ayrılıklar. Şimdi ‘‘sana göre’’ diyeceksiniz ki haklısınız. Her insanın normali farklıdır temel toplum kuralları hariç normal dediğimiz kavram kişiye göre değişir.

Aslında ufak tefek gibi gördüğümüz hatalı davranışların altında kişilerin bir ilişkiye başlarken istedikleri sonsuz beklentir.

Beklentiye de kendilerince karşılık görmediklerin de eften püften sebeplerle ayrılık kaçınılmazdır.

Peki, çocuklu insanların bu kararından sonra hayat çocuk için nasıl devam ediyor?

Öncelikle şunu belirtmem gerek çocuk travmayı annesinden ve babasından daha kolay atlatıyor o konuda rahat olun. Beraberliğinizde yaşadığınız sıkıntının dönütünü en acı şekilde yaşayan çocuk, ayrılıklarda en azından kavga gürültünün yaşanmayacağını bilmenin rahatlığına giriyor. Ona kalan hasret oluyor. Eğer ana-baba bunun da dengesini kurmayı becerirse o sorunda bir şekilde ortadan kalkıyor.

Evet, eşler ayrıldı çocuk birinde kalmaya başladı, iyi de bu anne babanın hayatı bitiyor mu? Bitti diyen zaten yalan söyler. Bütün bunları yazarken elbette ebeveynlerin birinin ölümünde de aynı sıkıntılar yaşanır tek fark çocuğun ölümü kabul etmesi ve kalan ebeveyn kendini toparlaması çok daha zaman ister.

Sonuçta tek kalan ebeveyn travmaları atlattıktan sonra yeni bir hayata yelken açmak ister ve buda çok doğaldır.

Biz yetişkinlere doğal gelen olay acaba çocuklar için doğal mı?

Ben yeni yetişirken, hep 50 yaşına kadar yaşasam bana yeter derdim. Çünkü çok büyük bir rakamdı benim için ve o yaştan önce zaten ne yaşanırsa yaşınır derdim.

Hatta anne babalar başkalarına âşık olamaz, sevemezdi. Çünkü onlar anne babaydılar.  Hele cinsellik minsellik oda neymiş ihtiyarların böyle şeylerle ne işleri olabilirdi.

Asla!

Bütün bu duygular istekler sadece genç insanlar içindi, onlara çok uzaktı…

Evet, bir çocuk ya da genç aynen ebeveyn için böyle düşünür. Ama ne ayrılık aklımıza ne de ölüm gelir, ki olsa da anne babamız başkasıyla evlenemez, aşık olamaz çünkü onlar bizim…

Eyvah! Benimkiler ya evlenirse o zaman ne olacak?

İşte çocukta, travmanın hassı başlar…

Çocuk kısmı bencildir. Anne babasının ayrığına aslında ‘‘şimdi bana ne olacak’’ diye üzülür, endişelenir kendini çok etkileyen bir durum olmadıktan sonra anne babanın mutsuzluğu onları pek ilgilendirmez. Maalesef ‘‘hadi ya’’ deseniz de acı gerçek.

İşte çocuğun asıl yaşadığı travmada budur.

Çocuk ya da genç zaten anneyi ya da babayı aynı yatakta başka bir insanla yatabileceği gerçeğine tahamül edemezken, bir de artık ilginin biteceğini ebeveynin yeni hayatındaki insanlara daha fazla ilgi göstereceğini düşünür. Ona göre anne ya da babasını artık göremeyecek ve en sevdiği, güvendiği kaprisini çekenler ellerin olacaktı.

Bir de kurulan yeni hayatta karşı tarafın çocukları var ve birlikte yaşam paylaşılacaksa ve özellikle çocuk bekâr olan tarafta yaşıyorsa işte o zaman travmanın en sıkıntılısını yaşamaya başlarlar çünkü çocuk şunu söyler kendine ‘‘Ben onunla sınırlı görüşebilirken o başkasının çocuğuyla birlikte yaşayacak ve benim özlediğim hayatı o yaşayacak.’’

Ne korkunç değil mi? ebeveyni kimseyle paylaşmak istemeyen çocuk bir de onların üvey çocuklarını hazmetmeye çalışacak.

Çünkü onlar benim annem babam. ‘‘Kimse âşık olamaz, cinsel hayatları hele ‘‘tövbe estağfurullah’’ duymamış olayım. Onlar benim. Yaşlı insanın duygusu mu olur? Üstüne üstelik atımı artık istediğim gibi koşturamayacağım aman Tanrım! kıyametin habercisi bütün bunlar….’’

Bakın size küçük oğlumla bir diyalogumu yazayım küçük oğlum derken 20 yaşında fakültede okuyan bir genç;

Ben-‘‘ Sen de mezun ol, ben de kafama göre birini bulup evleneceğim hepiniz hayat kuracaksınız yalnız ölmeye niyetim yok,’’

Oğlum-‘‘Hayırdır anne 50 yaşındaki kadının ne işi var evlilik mevlilik ’’

Ben-‘‘Yuh daha 47 yaşındayım. Hem birde âşık olacağım niye siz olunca normalde bana gelince mi anormal’’

Oğlum-‘‘Ya git anne çok komiksin ne aşkı ne meşki ‘’(…….)

Ve tatlı atışmamız böyle sürdü.Ben iki evladımla da anne olmayı, arkadaş olmayı başaranlardanım hiçbir zaman birbirimize ki ben arada beyaz yalanlar söylediğimde de  ‘‘yalan söylemeyi beceremiyorsun’’ diyecek kadar yakınlığı  sağlayan bir anne olmama rağmen küçük oğlumun hayatıma birilerini alabilme ihtimaline verdiği tepki.

Bütün bu davranışların altında kocaman bencillik yatar bu bencilliğin temeli ‘‘bana ne olacak’’ tek dertleri rahatlarının bozulması ve paylaşmak istememeleri.

Şu anda gençler bu yazımı okuyor mu bilemiyorum. Genelde bütün yazılarımda mutlaka kendi hayatımdan kesintiler vardır. İnsanların ayrılıklarını belki durduramıyorum.Ancak en azından kuracakları yeni hayatlarında nelere dikkat edebileceklerine kılavuzluk edebilirim diye düşünüyorum.

Gençler, benim çocukluğumda 50 yaş yeter demiştim ya..Yok 50 yaş çok erken çünkü insan evladı 30 yaşına kadar ne yaşadığını anlamıyor.Yani hayat bize 30’ dan sonra başlıyor.Hani ‘‘benim annem babam başkasına aşık olmaz’’ demiştim ya..O da yanlış aşk,sevda hangi yaşta olursa olsun bütün canlıların gerçekten yaşamadan ölmemesi gereken bir duygu anlayacağınız sizler körkütük aşık olurken bizlerde oluyoruz.Hani ‘‘ihtiyarın cinsel hayatı mı olur?’’ demiştim ya, oluyor ham de bal gibi bu haz duygusu yemek içmek gibi ve ölene kadar devam eden bir duygu.

O yüzden ebeveynelerinizden biri hayatına bir kişiyi almaya niyetlenmişse lütfen saygı gösterin. Benciliği bir kenara bırakın, inanın hayatınızda hiç bir şey eksilmeyecek ve hatta anneniz babanız mutlu olduğu için size de yansıması mutluluk, huzur olacak…

Onları gerçekten çok seviyorsanız mutlu olmalarına izin verin… Sizinde seveceğiniz biri karşınıza çıksa ve aileniz itiraz etse siz ne hissedersiniz bunu düşünün…

Sevgili ebeveynler, evet ilk ilişkileriniz de mutlu olamadınız beklentileriniz gerçekleşmedi ve yeni bir hayata yelken açmak istiyorsunuz,  hakkınız da…

İşte,  birde çocuklarınız varsa bu durumda çok dikkatli davranmanız, dengeyi sağlamanız lazım.

Hiçbir zaman çocuklarınızın karşısına bir kişiyi getirip ‘‘pat ben bu insanla evleniyorum’’ demeyin ki çocukların yukarıda yazdığım sancılı travmanın oluşmasının en büyük sebebi bu.

Önce birlikte bir hayat geçirmeyi düşündüğünüz insanla zaman içinde çocuklarınızla köprü görevi üstlenmelisiniz. Yani birbirlerini tanıma ortamları yaratmalısınız. Çocuğunuz yetişkinse duygularınızı onun anlayabileceği dilden paylaşmalı terk edilmediklerini sadece ufak tefek değişiklikler olacağını ama ebeveyn olarak onların hep yanında olacaklarını anlamaktan çok hissettirerek rahatlamalarını sağlamalısınız.

Bu önemli kararda aslında ayrılmış eşlere çok görev düşmektedir. Normal şartlarda ayrı olan eşler bu durumu paylaşmalı ve çocukları adına birbirlerine destek olup durumun normal bir süreç olduğunu anlatmalı. Yani evlenen anne ise, baba, annenin evliliğini içinde ne kadar hazmetmese de çocuğuna anneyi destekleyici konuşmalar yapmalıdır. Bu durumda eski karı kocalar geçmişi bir kenara bırakıp evlatlarının bu süreci kolay atlatmalarını sağlamak zorundalar.

Çocuklarla bu değişimi konuşurken yapılan en büyük hata da daha olayı hazmetmemiş çocuğa yeni evliliğini ballandıra ballandıra anlatırken birde ‘‘belki bir kardeşiniz de olur’’ lafları. Bu korkunç hata çocuğun daha öfkelenmesine ve umutsuzluğa kapılmasına neden olur.

Evet, yeni bir hayat , yeni bir başlangıç hepimizin hakkı ancak bütün bunların hesabını kitabını yaparak konuşmalısınız eğer beceremiyorsanız mutlaka profesyonel yardım görmek zorundasınız.

Çünkü siz anne ve babasınız bunu unutmayın…

Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl ve beden sağlığınızı korumaya çalışın!

 

 bizeulasin1

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
whatsappl
twittan

takipçi satın al instagram takipçi satın al twitter takipçi satın al tiktok takipçi satın al youtube abone satın al facebook takipçi satın al twitch takipçi satın al