SARAY’IN DEĞİL HALKIN İKTİDARINI SEÇECEĞİZ - Tanık GazetesiTanık Gazetesi

5 Ağustos 2021 - 18:21

Selin Sayek Böke, A.Rezzak Oral , Aziz Erbek, Tuğba Terlik

Konuk Yazarlar

SARAY’IN DEĞİL HALKIN İKTİDARINI SEÇECEĞİZ

SARAY’IN DEĞİL HALKIN İKTİDARINI SEÇECEĞİZ
Son Güncelleme :

24 Nisan 2018 - 15:04

 olimpiyat

İnsan hayatında bazen öyle anlar gelir ki ; yapacağı seçim, vereceği karar hem kendi kaderini hem de beraber yaşadığı insanların kaderini geri dönüşü olmayacak şekilde etkiler. Maalesef ülkemizin içinde bulunduğu bu karanlık tablo sandıkta yapacağımız seçimlere de bu denli bir önem kazandırmıştır. Özellikle 7 Haziran seçimlerinden sonra Ülkenin siyasi atmosferi ve geleceği hiç kimsenin tahmin edemeyeceği kadar kötüye gitmiştir.

Olağan Üstü Hal koşullarında Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilen ülkemizde Eşitlik, Özgürlük, Demokrasi ve Adalet kavramlarının içi boşaltılmış, halkın devletin kurumlarına olan güveni yok edilerek sadece bir korku imparatorluğu kurulmuştur.

Kendi gibi düşünmeyen her kesimi terörist ilan etme tutumu iyiden iyiye ayrışmaya sebep olduğu gibi halkın kin ve nefret duygularını tavan yaptırmıştır.

Özgür bir birey olma yolundan çıkıp biat kültürüne zorlanarak teba toplumu haline dönüşüm hız kazanmıştır. Milli ve dini hassasiyetler üzerinden siyasi menfaat sağlama arzusu farklı inanç ve etnik kimliğe sahip vatandaşlarımızın yok sayılması, birlik ve beraberliğimize zarar vererek yurttaşlarımızın ülkeye olan aidiyet duygusunu sarsmıştır.

Ülkede yaşanan ekonomik ve siyasi krizlerin üzerini kapatabilmek için OHAL koşullarından yararlanıp KHK’larla ülke gerçeklerini yurttaşlara duyuran gazete, televizyon ve internet siteleri kapatılmış, bununla da yetinilmemiş yandaş medya dışında açık kalmayı başaran basın  ve medya kuruluşları içinde çalışan basın emekçileri ya tehditlerle susturulmuş ya da medya patronları eliyle işten çıkarılmıştır. Böylece ülkenin gerçeklerinden uzak yayın anlayışına sahip yandaş medya tarafından suni gündemler ve pembe ülke tabloları tarafından kuşatılmış bulunuyoruz.

Yangından mal kaçırırcasına seçilen 24 Haziran tarihinde üniversiteye giriş sınavı olduğu düşünüldüğünde eğitimin ne kadar hiçe sayıldığı ve maalesef ne kadar keyfi tutumlarla eğitim sistemiyle oynandığı bir defa daha gündeme gelmiştir. Bir sabah uyandığımızda liselere giriş sınavının kaldırıldığını duyuyoruz. Başka bir sabah uyandığımızda çocuklarımızın hazırlandığı üniversiteye giriş sınavındaki soru dağılımının değiştirildiğini duyuyoruz. Aylarca hazırlandıkları derslerden soru sorulmayacağını öğrenen 2 Milyon gencimizin neler hissettiğini bir düşünün!

Daha korkunç olanı da bugün çocuklarımızın hangi liselerde nasıl eğitim alacağına ne öğrenci ne de veli karar verebiliyor. Sayın devletlülerimiz bizim yerimize o kararı veriyor. Çocuklarımızın %90’ı istemediği bir okul ve eğitim sistemini mecburi şekilde tercih etmiş oluyor.

Bütün bu olumsuzluklar
 PİSA(Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) verilerinde de kanıtlandığı gibi eğitimde dünyada neden son sıralarda olduğumuzu çok iyi açıklıyor.

24 Haziran genel seçimleri bir siyasi lideri ya da siyasi partiyi iktidara getirmek için olmayacak. Sandığa atacağımız oy çocuklarımızın hangi okullarda nasıl bir eğitim alacağına sizlerin karar verebileceğini gösterecektir.

Yerli ve millilikten bahsedenler, küresel tekellerle işbirliği yaparak onlara yeni kâr alanları açmak için Cumhuriyet tarihimiz kadar eski olan ve ülke ekonomisine katkı sunmak için kurulan şeker fabrikalarımızın yok pahasına satılmasına karar verdiler. Bu karar sadece o fabrikalarda çalışan emekçi kardeşlerimizi ve şeker pancarı üreticisi çiftçilerimizi değil nişasta bazlı şeker (NBS) üretiminin önünü daha çok açarak halk sağlığına da derin bir darbe vuracaktır. ( Birçok ülke NBS tüketimini kotaya bağlamış ve yasaklamıştır)

24 Haziran seçimlerinde sandığa atacağınız oy “ Şekerin vatan olduğunu ve satılamayacağını” göstermek zorundayız.

Bugün ülkenin içinde bulunduğu bu korkunç tablonun tamamını yazabilecek ne bir kalem ne de bir kağıt mevcut. Zaten tam da bu yüzden ülke yönetilemez bir hal aldığı için 24 Haziran’da baskın bir seçime gidiyoruz. Başta bahsettiğim gibi 24 Haziran da sadece siyasi iktidarı ve siyasi lideri değil; yoksulluktan, gericilikten , baskıdan kurtulmayı seçeceğiz.

Barış, demokrasi, eşitlik, adalet isteyenleri ve çocuklar ölmesin diyen Ayşe öğretmenleri, çocuklarıyla zindandan özgürlüğe çıkmasını seçeceğiz.

Kölelik koşullarında çalışan emekçilerimizin insan onuruna yakışan şartlarda çalışmalarını seçeceğiz.

Toprağımıza ,suyumuza ve doğamıza sahip çıkmayı seçeceğiz.

Sağcımız, Solcumuz, Muhafazakarımız, Türk’ümüz, Kürt’ümüz tüm etnik kökenler hepimiz elele verip; sarayın değil halkın iktidarını kuracağımıza ve ülkemizi mutlu çocukların yuvasına dönüştürmeyi seçeceğimize bu defa şüphem yok.

 

 

 bizeulasin1

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
whatsappl  boslukicin  chpemek
twittan  boslukicin facetan

escort girls in dubai escort bayan berlin seks hikaye sex hikayeleri porn