Silah değil kalem kullanıyoruz… - Tanık GazetesiTanık Gazetesi

6 Mart 2021 - 04:25
Mengücek Gazi ÇITIRIK

Adana Barosu eski Başkanı

Mengücek Gazi ÇITIRIK

Silah değil kalem kullanıyoruz…

Siyasetçi, farklı düşüncelerin dile getirilmesine ve eleştirilere açık olmak zorundadır.

Silah değil kalem kullanıyoruz…
Son Güncelleme :

21 Ocak 2021 - 9:39

 sayfadalogoil

Küfür, hakaret içermeyen ve şiddet çağrısı yapmayan düşüncenin ifadesinden rahatsız olunmamalı, hazımkar olunmalıdır.

Siyasetçi, beğenmediği düşünceyi yazanı, ifade edeni hedef haline getirmemeli, düşmanlaştırmamalıdır.

Bu topraklarda katledilen ilk gazeteci, fotosunu paylaştığım Hasan Fehmi Beydir. Hasan Fehmi Bey, Serbesti Gazetesinin yazı işleri müdürü ve başyazarıdır.

İttihat ve Terakki’nin uygulamalarını ve yanlışlarını, aldığı tehditlere karşın eleştirmeye devam etmiş, 6 Nisan 1909’da Galata Köprüsü üzerinde katledilmiştir ve ilk basın şehidi sayılmıştır.

O tarihten bugüne kadar Sabahattin Ali, Abdi İpekçi, Ümit Kaftancıoğlu, Çetin Emeç, Yahya Orhan, Hüseyin Deniz, Uğur Mumcu, Metin Göktepe, Ferhat Tepe, Ahmet Taner Kışlalı, Hrant Dink, Nuh Köklü gibi onlarca gazeteci, yazar, muhabir bu topraklarda katledilmiştir.

Merhum Ahmet Taner Kışlalı “Hiçbir düşünce silah ile yok edilemedi ve edilemeyecek de. Silah değil, kalem kullanıyoruz hem de en yüreklisinden” diyerek, gazeteciyi, yazarı, muhabiri hedef haline getirenlere en güzel yanıtı vermiştir.

Örgütlülükten uzak, ağır sosyal- ekonomik koşullarda, güvencesiz şekilde yurttaşın haber alma hakkı için mücadele eden gazetecileri, yazarları, muhabirleri cezaevlerine gönderen zihniyet, şimdi de onları hedef haline getirmekten çekinmiyorlar.

Bu çok yanlış bir gidişattır ve bundan sadece huzursuzluk, kan, gözyaşı çıkar, kimseye bir fayda gelmez…

***

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a sopalı, silahlı saldırıyı gerçekleştirenlerin kim oldukları, mensup oldukları siyasi parti, siyasi partinin örgütlenmesindeki görevleri, suçta kullanılan aracın sahibinin kim olduğuna dair hususlar belli olmaya başladı.

Bunlar belli oldukça Cumhur İttifakı’nın belirleyici ortağı olan MHP’nin yöneticilerinin, milletvekillerinin, Ülkü Ocakları Genel Merkezindeki yetkililerin bu alçakça saldırıyı protesto etmek yerine, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısını hedef aldıkları, tehdit ettikleri yaptıkları açıklamalar ile ortadadır.

Soruşturmayı yürütmek ve görevini yapmakla yükümlü olan Cumhuriyet Savcısını hedef alanlar neyi amaçlamaktadırlar?

Neden bu tehdidi yapanlar hakkında soruşturma açılmamaktadır?

Adalet Bakanı, Hakimler ve Savcılar Kurulu her konuya açıklama yetiştirirlerken şimdi neden suskunluğa bürünmüşlerdir?

Cumhur İttifakının bileşenlerine mensup olmak suç işleme ayrıcalığı mı vermektedir?

Bu bileşene mensup olmak soruşturma ve kovuşturma ayrıcalığı mı vermektedir?

Cumhuriyet Savcısına yönelen tehditler nedeniyle neden soruşturma açılmamıştır?

16 Nisan 2017 rejim değişikliği halk oylaması ve arkasındaki tek adam, yasama, yürütme, yargının birleşmesi ve iki dudak arasına indirgenmesiyle bu yaşananlar sıradanlaştırılmıştır. Yurttaşın can güvenliği, hukuk güvenliği kalmadığı gibi, yargı mensupları da sahipsiz bırakılmıştır. Bu gidişattan kaos, kargaşa çıkar, başka da bir şey çıkmaz…

 bizeulasin1

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
whatsappl
twittan

takipçi satın al instagram takipçi satın al twitter takipçi satın al tiktok takipçi satın al youtube abone satın al facebook takipçi satın al twitch takipçi satın al