SON DAKİKA

istanbul escort

Tanık Gazetesi

 width=
izmir escortadıyaman escortafyon escortamasya escortantep escortsex hikayeleriartvin escortbingol escortalanya escortbuca escort

SİZE BİR ŞEY ANLATAYIM…

SİZE BİR ŞEY ANLATAYIM…
Avatar
Mustafa Esmer CENGİZ( mavi.669@hotmail.com )
18 Kasım 2019 - 11:38

Gazetede işler iyi gitmiyordu. İstediğimiz gibi gitmiyordu desem daha doğru. Reklam alamıyorduk yeterince, aldığımız reklamların parası da zamanında dönmüyordu. Gazetenin abone ve reklam gelirinden başka ne geliri olabilirdi ki. Gazatenin yaşayabilmesi, bizim yaşayabilmemiz bunlara bağlıydı.

Mersinde bir apartmanın üçüncü katında bir artı bir dairesinde oturuyordum. Bir kaç aylık kira birikmişti. Eve ekmek alsam zeytin alamıyordum. Akşamdan akşama yatmaya gittiğim eve kapadım kendimi bir gün. Para kazanamadıktan sonra işe gitmenin ne gereği vardı. Kara kara düşünmeye başladım gün boyu.

Derken telefonum çaldı. Açtım İstanbul’da yaşayan bir kız arkadaşımdı arayan. Hal hatır soruyordu, işlerin nasıl gittiğini soruyordu. Fena değil diyordum, idare ediyoruz işte diyordum her sorusuna. Peki, sen nasılsın bakalım? İşleri iyiymiş Allaha şükür, herhangi bir sorun yokmuş. Daha ne isteyebilirmiş ki…

İyi, dedim; hiç olmazsa birimizin işleri iyi gitsin.

Ertesi saba erkenden kapının zili çaldı. Zaman zaman gelip kapıya bir şeyler bırakan komşulardan biridir diye düşündüm. Kalkmadım bile. Nasıl olsa bırakıp giderler. Hep olduğu gibi. Zil bir kez daha çaldı. Uzun uzun bir daha çaldı. Kalktım, açtım.

Dün telefonla konuştuğum arkadaşımdı gelen.

Sesimden zorda olduğumu anlamış, ilk otobüse atlamış, gelmiş.

Eyvah!

Sevinsem mi, üzülsem mi bilemedim bir süre. Öylece kalakalmışım.

Evde çay var, şeker var; ama tüp yok. Ekmek alacak param yok cebimde.

Çok önemli bir işimin olduğunu, mutlaka orada olmam gerektiğimi söyleyip kendimi dışarı attım.

Akşama görüşürüz.

Bütün gün para koşturdum o gün. Borç aradım. Ta nerelerden kalkıp gelen konuğum var. Bir akşam da olsa onu ağırlamalıyım. Allahın emri; öyle görmüşüz, öyle biliriz.

Yok, on lira bulamadım; iyi ki kent kartımda dönüş parası varmış.

Oldukça geç döndüm eve.

Kaldığım dairenin ışıkları yanıyordu. Bir tuhaf oldum. İlk defa kapımın zilini çalacaktım ve birileri açacaktı kapıyı bana. Kirden, sigara isinden rengi atmış perdelerin aklığı da beni şaşırtan bir başka konu. Neyse…

Zile bastım, kapı açıldı, girdim, içeri.

Evimi tanıyamadım desem abartmış olmam.

Ne varsa yıkanmış, silinmiş, süpürülmüş; pırıl pırıl.

Masa, masa olalı öyle donatılmamıştı. Tam ortada da bir binlik rakı.

Kanatlanıp uçsam mı; ağlasam mı bilemiyorum.

Sessizce doldurduk bardaklarımızı; tokuşturduk, içtik.

Sonra bir daha doldurduk, tokuşturduk, içtik.

Sonra bir daha…

En kötü günümüz böyle olsun!

Sonra? Sonrası bende kalsın…

 losevy geziblog 0bulut1
 face0 twitter0 rekban” width=

Türkiye ve Adana'dan hayata ve yaşama tanıklık ettiğimiz haberleri bulacağınız haber portalımızdaki yayınlar kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.