UMUDUMUZU ÖLDÜRMELERİNE İZİN VERMEYİN! - Tanık GazetesiTanık Gazetesi

3 Ağustos 2021 - 00:02

Selin Sayek Böke, A.Rezzak Oral , Aziz Erbek, Tuğba Terlik

Konuk Yazarlar

UMUDUMUZU ÖLDÜRMELERİNE İZİN VERMEYİN!

UMUDUMUZU ÖLDÜRMELERİNE İZİN VERMEYİN!
Son Güncelleme :

16 Nisan 2018 - 18:52

 olimpiyat

Geçenler de rehberlik ve psikoloji merkezinden, tanışmak için bir kız çocuğu geldi. Kız çocuğu diyorum çünkü, yavrumun yaşı büyük oğlum kadar.

Ne bilsin garibim yaşamımın insan gelişimi ve eğitimi üzerine olduğunu. Önce ne iş yaptıklarını anlattı dinledim…

Sonra nasıl yardımcı olabileceğimi düşündüm, üzülmüştüm daha çok yeni bir psikoloji merkezi açmışlardı tanıtım yapmaya çalışıyordu.

Kız kardeşim Özge’de Uzman Psikolog olunca ve herkesin psikolog olduğu ortamda nasıl zor para kazandıklarını bilince es, geçemedim.

Neyse iş konuşması bitti. Nasıl olduysa iş ana-baba sohbetine dönünce kuzumun gözleri doldu. Mesleki deformasyon, nedenini araştırmazsam olmaz…

Kızımız meğer 17 yaşında babasını kaybetmiş. Dediğim tek şey şu oldu, ‘‘Neden üzülüyorsun? Ne kadar şanslıymışsın ki,17 yaşına kadar babanı tanımışsın, bu ayrıcalıktır çünkü anıların var ve sen bunları hatırlayabiliyorsun?’’

Kızcağız şöyle bir durdu ve ‘‘Haklısınız galiba hiç böyle düşünmemiştim en azından kardeşlerimden şanslıyım’’ cevabını verdi.

Farkındalık yaratmak, insanlara huzur ve mutluluk verir. İnsan ve bir eğitici danışman olarak, benim görevim de bu.

Sonra sohbet koyulaştı daha 23 yaşındaymış ve İktisat Fakültesini 3.sınıfta bırakmak zorunda kalmış bu işi de 7 ay iş arayarak bulmuş. Peki dedim, ‘‘Hedefin de hep psikolog asistanı olarak kalmak mı var?’’ Çocuğum boynunu büktü ama dedi; ‘‘Açık öğretimden Sosyal Hizmetler okuyorum belki sınavla bir yerlere yerleşirim’’ .Buna gerçekten inanıp inanmadığını sordum. Cevap veremedi. ‘‘Hadi girdin kazandın bu kadar mezun varken sana sıra gelecek mi?’’ dediğim de ne yapabilirim ki bakışıyla. İktisat bölümünden ayrılmasına bahaneler uydurmaya başladı. Öğretmenler kötüydü, kızlara takan öğretmenimiz vardı falan filan…

.Aslın da haklıydı bu tür eğitimciler sayesin de okulunu yarım bırakmış çok genç duydum. ‘‘Peki, mücadele ederek, o öğretmenin yerine geçmeni ne engelliyor? ’’ diye sorduğumda da cevap vermedi sadece düşündü…

Ve yaşanmış, zor hayatları biraz ona anlattım. Yüzündeki bitmişlik ve umutsuzluk yerine, kararlı ve yapabileceğine inanan bir yüz belirdi. Çünkü iyi bir bölümü bitirmesin de neler kazanacağını, nereler de çalışabileceğini ona fark ettirdim. Asla vazgeçmemesi gerektiğini de

Son sözüm şu olmuştu, ‘‘Sen hayatının direksiyonunu kullanmak mı, istersin? yoksa yolcu koltuğun da hayatını mı, izlemek istersin?’’ dedim ve bu güzel kızı düşünceleriyle baş başa bıraktım.

Umarım tekrar okuluna döner ve istediği hedeflere ulaşır.

 

Bu yaşadığım olayı neden mi? Paylaştım, korkunç kaossun içindeyiz, umutlarımız tükenmek üzere ve yaşamın aslında bize sunduğu değerleri görmekte zorlanıyoruz.

Çünkü Türk insanın üzerine yazılan projeler artık dönüt vermeye başladı. İnsanlarımıza kolay zengin olmayı maddi ve manevi her şeyin dahası dahası olacak bilincinin oturtulması artık gençlerimizi mutsuzluğa, umutsuzluğa sevk etmeye başladı.

Umudunu kaybeden bir topluma hükmetmek çok kolaydır. Esaret istemiyorsak bireysel savaşımızı, umudumuzu hiç tüketmememiz gerek, beden ruhla can bulur, o ruhu öldürmeyelim.

Yaşamın zaten kendisi bir mucize ve mücadele değil mi?

Şimdi size Sylvester Stallone nasıl? Hayata tutunduğu ve asla vazgeçmediği ile ilgili hayat hikâyesinin bir kesintisini paylaşmak istiyorum.

Bu arada belki de biliyorsunuz, Stallone’nin Engelli bir kız çocuğu var ve hayatla ölene kadar mücadeleden vazgeçmezken hastalığını bile kimseye duyurmadı.

İŞTE HAYAT BU KADAR

Sylvester Stallone yüzünün sol alt kısmı felçli doğmuştu ve bu yüzden yamuk ağızlıdır, konuşması da düzgün değildir..New York’a geldiğinde kimse ona aktörlükte iş vermedi..

O kadar fakirdi ki köpeğiyle otobüs terminalinde 3 hafta yattı..

Parası bitip köpeğini tanımadığı bir yabancıya 25 dolara satmak zorunda kaldı.. Vurduğu en dip buydu.. Bir gün Muhammed Ali’nin bir maçını izlerken Ali ona ilham kaynağı oldu ve Rocky’nin tüm senaryosunu 3 günde yazdı..

Prodüktör buldu, ona 125.000 dolar önerdiler, ama tek bir sorun vardı, filmde Rocky’yi başkası oynayacaktı..

Kabul etmedi.. Haftalar sonra ona 325.000 dolar teklif ettiler, ama yine kabul etmedi..

En sonunda onun oynamasına izin verdiler, ama 35.000 dolar teklif ettiler ve kabul etti..Bu 35.000 doların 15.000’ini köpeğini satın alan adamı bulmak için harcadı,ve köpeğini geri aldı..

Filmde oynattığı köpek Butkus kendi köpeğiydi..

Rocky filmi Sylvester’a toplamda 200 milyon dolar kazandırdı..

“Sizin olandan, Hakkınızdan ve Hayalleriniz den ASLA VAZGEÇMEYİN”

Şimdilik Her zaman olduğu gibi Hoşça Kalın, akıl sağlığınızı korumaya çalışın!

 

 bizeulasin1

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
whatsappl  boslukicin  chpemek
twittan  boslukicin facetan