YA…ÖMÜR BOYU ERGEN KALIRSAM! - Tanık GazetesiTanık Gazetesi

5 Ağustos 2021 - 17:40

Selin Sayek Böke, A.Rezzak Oral , Aziz Erbek, Tuğba Terlik

Konuk Yazarlar

YA…ÖMÜR BOYU ERGEN KALIRSAM!

YA…ÖMÜR BOYU ERGEN KALIRSAM!
Son Güncelleme :

29 Mart 2018 - 10:45

 olimpiyat

Ergenlik, ne kadar da   paradokslarla  dolu bir dönem.

Gelişim psikologlarının adeta “ikinci erken çocukluk” olarak gördükleri, çok hızlı değişimlerin yaşandığı, aslında heyecan dolu bir dönem.

Paradokslarla dolu, evet: “Ergen” dediğimiz bireyler artık çocuk değildir ama yetişkin de değildir. Beyinlerinde heyecan ve arzu hissetmelerini sağlayan mekanizmalar birden gelişir ama beynin bu dürtüleri kontrol etmeye yarayan bölümü yavaş geliştiği için asi olurlar, sakar olurlar, çok âşık olurlar, çok depresif olurlar, çok isterler, çok sevinirler ve çok üzülürler.

Hâlbuki onlar “gençliklerinin” baharındadırlar. O çok özlediğimiz kavak yellerinin estiği yıllardır ergenlik.

Peki, biz niye bunu göremeyiz de ergenler hakkında şikâyet edip dururuz?

O kadar ki, dilimizde “ergen” kelimesi neredeyse hakaret sayılacak bir hal almıştır.

Gelin itiraf edelim, ergenliğin sorun olan kısmı ergenler değil, bizim ergenliğe bakışımız.

Ergen evlada sahip anne-babalar onlarla didişmek ya da yönlendirmek için mücadele eder durur nihayetinde çocuklarıyla yüz göz olma durumunu yaşarlar.

Peki, bütün bu davranışlar sorunu çözer mi? Çözmediği aşikâr ki, aileler sürekli şikâyet ederler. Elbette ki, çocuklarımızın her taşkın davranışını alttan almak, onları kontrolsüz bırakmak da olmaz ve dönem dönem nasıl davranacağımızı bilemez çaresizlik yaşarız.

Öncelikle çocuğumuzun ergenlik dönemini sancılı yaşayacağı sinyali Freud’un Fallik dönem ( 3-6 yaş)  olarak açıkladığı bu dönem de görebiliriz. Çocuk bu dönem de tipik ergen davranışları göstermeye başlar bu durum da vay halimize! Demekten başka aklıma bir şey gelmez bu çocuklar ön ergenliğe de erken girer bu yüzden yaşayacağımızın provası olan 3-6 yaşı iyi gözlemlemek gerekir.

Çocuk büyümeye başladı yapacak bir şey yok peki, bu evreyi az kazayla nasıl geçirebiliriz?

Öncelikle fiziksel ve ruhsal değişimleriyle birlikte daha önce de yazdığım gibi sakarlıkları, öfkeleri çoğalır ve ses ayarlarını yapmayı beceremez her an azarlıyor ya da bağırıyorlarmış gibi konuşurlar bu nedenle hiçbir yaptıklarını üstünüze almayın onların kavgaları sizinle değildir aslında kendileriyle kavga halin delerdir.

Yapmamız gerekenleri sıralarsak;

Kesinlikle aile içindeki kurallarınızı ortak kararlarla belirleyiniz.

Odalara çekilmelerine, sürekli müzik dinlemelerine neden aramayıp çok fazla müdahale etmeyiniz.

Bağırmalarını sabırla, mümkün olduğunca duymamaya çalışın ama daha ileri gittiklerini fark ettiğiniz de  o an tavrınızı koyun, tavrınız net ve açık olmalı,yoksa ağız dalaşına girer ve yüz göz olursunuz.

Mutlaka uzaktan olmak üzere evladınızı takip edin ve arkadaşlarını tanımaya çalışın bunu  hafiyelik yaparcasına asla yapmayın. Kendi ergenliğinizi düşünün ve müdahaleleri ona göre dozunda yapın. Size hâkimiyet kurmasına ya da saygısızlık yapmasına asla izin vermeyin çünkü bunun ergenlikle bir alakası yoktur.

Çocuğa tutarsız davranışlar da bulunmayın ki, biz bunu bütün yaş gelişimi için hep öneririz. Özellikle bu dönemler de çocuğunuza aşırı ya da az harçlık vermeyin ‘‘az verirsin hırsız çok verirsin arsız yaparsın’’ lafı bu yüzden vardır.

Çocuğunuzla arkadaş olmaya çalışmayın ona yakın anne-baba olmanız hayatının rehberi olmanız çocuğunuz için daha önemli çünkü onların anneye babaya ihtiyacı var.

Çocuğunuzun uç nokta da yaptığı olumsuz davranışlarda onlara mutlaka bedel ödetmek zorundasınız. Bedelini bilmeyen çocuk hatayı daha büyük bir şekilde yapmaya devam eder.(uyarmanıza ve saat belirlemenize rağmen gecenin yarısında eve gelen çocuğa kapıyı açmamak gibi ) Mutlaka çocuklarınızın çekmecelerini, çantalarını onların görmediği zamanlar kontrol edin. Çocuğunuzu olası bağımlılık durumuna karşı takip edin(uykusuzluk çektiğinde, yemek yemeyi azalttığında, halsizlik gördüğünüzde, gereğinden fazla tuvalete gittiğin de) ve öpme bahanesiyle sık sık sarılıp üstünü başını koklayın. İstemediğimiz bu durumları sezdiğiniz an mutlaka uzmana danışmayı ihmal etmeyin.

Ergenliğe giren çocuklarımızın işinin çok zor olduğunu hiç aklınızdan çıkarmayın çünkü gelişen bir bedenin içinde çocuk ile yetişkinin sıkıştığı bir ruh var. Bu zor süreci el birliği ile çok rahat atlatırsınız ve çocuklarınızın küçük hatalar yapmasına izin verin.

Hepimiz büyürken bir taraflarımızı yaralamadık mı? Bırakın onlarda biraz yaralansın… Kontrollü düşmek her zaman faydalıdır.

Eğer bir birey sağlıklı ergenlik sürecini atlamazsa ömür boyu ergen sendromundan çıkamaz, etrafınız da hemen içine kapanan, küsen, çabuk öfkelenen, hesapsız kitapsız harcama yapan, aile ve çocuk sorumluluğunu alamayan, sürekli iş değişikliği yapan,hep ilginin kendinde olmasını isteyen ve mutsuz olabilmek için insan sabrını zorlayan mutlaka tanıdıklarınız,eşiniz,dostunuz vardır…

İşte!

Bu insanlar bir türlü ergenlikten çıkamamış yaşanması zor insanlardır. O yüzden çocuklarınıza bu dönem de özen, ilgi gösterirken ergenliklerini yaşamalarına izin verin…

Dip Not: Yetişkin ve ergen iki evlat sahibi olan bir anne olarak, bu yazdığım her şeyi uyguladığımı ve uygulamaya devam ettiğimi özellikle belirtmek isterim. Sabır, hoşgörü, dikkat ve çocuğunuza güvendiğinizi hissettirmeniz sorunları daha kolay atlatmanızı sağlayacaktır.

Şimdilik her zaman olduğu gibi hoş çakalın, akıl sağlığınızı korumaya  çalışın!

 

 bizeulasin1

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
whatsappl  boslukicin  chpemek
twittan  boslukicin facetan

escort girls in dubai escort bayan berlin seks hikaye sex hikayeleri porn